İDMAN TEMPOSUNDA
14.03.2016

Kadıköy'de gözlerimizin sahada, aklımızın Ankara'da olduğu bir maçı geride bıraktık. Ankara'da yaşanan hain terör olayından dolayı tribünler bile ikinci yarıda maçı bırakıp, hayatını kaybeden vatandaşlarımız için tezahürat yaptılar. Dolayısıyla izlemesi ve yazması en zor maçtı benim açımdan.

Maça gelecek olursak; yoğun ve zorlu maç fikstüründen dolayı, hem fiziksel hem de mental açıdan yorgun bir Fenerbahçe olduğunu biliyorduk. Bu yüzden kadroda yapılan rotasyonu doğru buluyorum. Ancak rotasyona rağmen, yine de mental yorgunluk takıma yansımış olacak ki, rakip 10 kişi kalana dek üretkenlikten çok uzak bir Fenerbahçe vardı sahada. Bir de rakip maçın başından itibaren beraberlik için oynayamaya çalışınca kısır bir ilk yarı seyrettik diyebilirim. İlk yarıda akılda kalan tek şey Kayserispor'un en iyi oyuncularından Mabiala'nın gereksiz bir şekilde atılmasıydı. Hakikaten o dakikaya kadar her topu kesmişti ve Fenerbahçe'nin pozisyon bulamamasının baş etkeniydi. Fernandao'yu arkadan çekerek indirmesi, üstelik sarı kartı varken bu hareketi yapması, takımının az olan ümitlerini tamamen bitirdi.

İkinci yarıya ise Pereira risk alarak başladı. Sağ bek çıkarıp oyuna forvet alması cesur bir hamleydi. Bu cesur hamle ikinci yarıda meyvelerini verdi ve birçok pozisyona girdi Fenerbahçe. Ancak kalede gerçekten sezonun en iyi performansını sergileyen bir kaleci vardı. İlk yarı 0-0 bitmesine rağmen maç çok net 5-0 bitebilirdi. Penaltı, Nani'nin ve Persie'nin şutları ve daha sayamadığım bir çok pozisyon. Normalde bencillikten ve hovardalıktan kaçırırdı Fenerbahçe ama bu kez gerçekten kaleci gerçeğini atlamamak lazım. Çünkü maçın son düdüğü çaldığında Ali Ahamada'nın kurtarış hanesinde 9 yazıyordu.

Fenerbahçe ve Pereira için kritik hafta öncesi ilaç gibi geldi Kayserispor galibiyeti. Çünkü rakip zaten zayıftı, birde üzerine 10 kişi kalınca istediğini yapma şansı ortaya çıktı Pereira'nın. O da hem iki forvetini beraber oynatıp ikisinide morallendirdi, hemde ritim bulmasını istediği oyuncularını oynattı. Bunları yaparkende hem takımı yorulmadı, hemde derbi öncesi sakat veya cezalı oyuncu sıkıntısı yaşamamış oldu. Yani idman temposunda oynayarak 3 puanı cebine koydu Fenerbahçe. Şimdi önümüzde iki tane kader maçı var. İlki Uefa Avrupa Liginde kaderimizi çizecek, diğeri de ligde. Benim şahsi fikrim Braga'yı geçersek tekrar Uefa'da yarı final görürüz. Galatasaray'ı yenersekte şampiyonluk için dev bir adım atmış oluruz. Bu kritik haftaya girerkende en çok güvendiğim şey Pereira'nın büyük maçlara hem takımı iyi motive etmesi hemde rakibi çok iyi çözmesi. Umarım beni yanıltmaz...

En Son Haberler
İLK 11'İMİZ BELLİ OLDU!
'Szalai, Chelsea için yüzlerce isimden sadece biri'
Serdar Dursun için şok sözler! "Onu kimse aramıyor"
Attila Szalai'nin menajerlik şirketi açıkladı! "Chelsea, Dortmund, Juventus..."
Göztepe-Fenerbahçe maçının VAR hakemi Erkan Özdamar
Fenerbahçe İzmir'de zafer peşinde! Muhtemel 11'ler
Fenerbahçe Mesut Özil'le yenilmiyor
Yılın bomba iddiası! Isco Fenerbahçe'ye geliyor
Gelecek maçımız
Göztepe
Fenerbahçe
29.11.2021 | 20:00
FenerKolik Resmi Web Sitesi © 2013-2020 - Tüm Hakları Saklıdır.
by Serkan Acar

Anasayfa    FB TV    Ekip başvurusu    İletişim    Reklam

Feneronline
24 Saat Futbol