Bugünkü Oyun Sizi Yanıltmasın
18.10.2015

Aslında nereden başlayacağımı bilmiyorum fakat öncelikle ülkemizde yaşanan kötü günlerin bir an önce bitmesini istiyorum. Tam maçlara odaklanacakken gelen şehit haberleri beni çok üzüyor. Umarım bu sorunlar bir an önce biter.

İkinci olarak Kayserispor takımında bu nasıl bir öfkedir ki maçın başından sonuna kadar hep sertlikte sürdürüp oyuncularımızı sertliğe ittiler? Yerden kalkmayan Deniz adlı oyuncu ancak aynı Deniz, Fenerbahçe topa sahipken öyle şeyler yapıyordu ki. Mustafa Akbaş var bir de rakipte. Eğer adı Emre Belözoğlu olsa emin olun aylarca konuşulurdu “Bu futbolcu nasıl o dakikaya kadar atılmadı” diye. Hakeme itiraz desen var, el işareti desen var, tehdit mi ediyor artık bilmem ama onu andırır hareketler var, sertlik var, faul var ama kırmızı kartı çok geç aldı. Nitekim alsa da bizim için bir şey ifade etmedi ama sonuçta hakkını aldı. Toplam 45 faul vardı 45! Buna karşılık ise takımımıza 7 sarı kart ancak rakibin faul sayısı 25, bizim ise 20 iken ve rakibe sadece 3 sarı kart ki bu 3. Sarı kart kırmızı kartı getiren kart. Bu böyle olmamalı fakat ben şu kadarını söyleyeyim; Şener’in sarı kartı hariç tüm yediğimiz kartlar haklı idi. Şener’in pozisyonda ise rakip kendini yere attığı için sarı kartı onun görmedi lazımdı fakat bu hataya hak veriyorum çünkü hakemlerin belli bir hata yapma limiti var bende. Bu maçta da hakem gayet iyiydi bence. Kesinlikle ve samimi olarak söylüyorum ki şu dava sonuçlanana kadar hakemlerin bizim maçlarımızda sonuç berabere ya da biz mağlup durumda iken adil, fakat biz önde iken zalim bir yönetim şekli uyguladıklarını düşünüyordum. Hatta bu konuda gayet iddialı idim fakat bugün maç boyu hakem maçı adil yönetti ve maçın kaderine etki etmedi.

Maça gelelim şimdi ki uzun zamandır futbol anlatamıyorum malum sebeplerden ötürü fakat son olarak hakkıyla ve adil bir şekilde sonlanan ve kulübümüzün, yöneticilerimiz ve başkanımızın aklandığı dava sonrasında artık futbol konuşma vakti geldi diye düşünüyorum.

Maça dengeli ancak bir o kadar da maceracı bir kadro ile çıktı takımımız. İlerde Nani-Robin Van Persie-Fernandao-Markovic dörtlüsü bilgisayar oyunlarında elinizde oldu mu çok can acıtacağınız bir dörtlü fakat gerçek hayatta büyük risk. Kaldı ki bu riskinde sonucunu gördük. Bu şekilde bir kadro ile yıllar önce sahaya çıkan rakibimizi 6-0 yenmiştik hatırlarsanız ancak bu kadro yapısı haftaya işlemez şimdiden söylemesi.

Defansif olarak 4 kişinin eksikliği rakibe pozisyonlar vermemize ve buna karşılık orta saha hakimiyetini kaybedip ataklar yememize ve üretkenlik anlamında hiçbir şey üretememizi getirdi. Evet hiçbir şey üretemedik bu dörtlü sahada oldukları zaman zarfı içinde. Üstelik orta sahada “Kaçak” oynayan Josep ve işi sanki stoperlik gibi oynayan (buna mecbur olarak oynayan) Topal da bu üretememenin baş kahramanları idi. Sonra sonra ilk kez oyuncu değişikliklerini tam bildim ve Markovic’in oyundan çıkması ile orta sahaya gelen Diego tam manasıyla üretememese de yine de biraz daha orta saha mücadelesinde öne çıktık. Bana kalıras çok çok daha önce Fernandao ve Markovic çıkartılıp Diego ve Alper alınabilirdi ancak teknik direktörün düşüncesi ve fikrine saygı duyuyorum.

Bu maç neden ölü gibi bir maçtı ve neden uyuttu derseniz 3 şey yüzünden!

1- Mehmet Topal’ın ilk yarı Van Persie’ye attığı topun şiddeti yerinde olsa skor 2-0 olurdu.
2- Josep’in Fernandao’ya pasının da şiddeti aynı olsa skor 3-0 olurdu.
3- Ofsayt denen pozisyonda bence ofsayt yoktu ve Fernandao sonrasında bir aşırtma ile golü de atmıştı o da sayılsa skor 4-0 idi…

Fakat ben bunu istemiyorum! Takım şımarsın istemezdim! Bugün 1-0 bitti diye ve oyun sıkıcı diye eminim yerden yere vuracaklar ancak olması gerekli olan bu idi yani skordan çok 3 puan idi. Yoksa Ajax maçı da derbi maçı da tehlikeye girerdi eğer bu maçta takım “1-0 bitmesin, 3 olsun 4 olsun” diye kendini zorlasa idi. Zira Ajax bu hafta rakibini ceza sahası dışından attığı 2 şut ile kazandı. Üstelik bu şutlar 90 diye tabir edilen yerlere gitti ve kaleciler çaresiz kaldı. Yani rakibimiz de bu hafta hiçbir şey yapmadan kazandı dense yeridir. Derbi maç rakibimizin nasıl kazandığını yazmak istiyorum ama “Elim” varmıyor yazmaya hem gerek de duymuyorum. Nasıl olsa klasik bir festival olan bu maç gerektiği gibi bitecektir. Kısacası takımın övülmeyecek olması çok iyi ama konsantre eksikliğinin olmaması için takımın bugünkü kötü futbolundan sonra Perşembe’ye kadar kendine dikkat etmesi ve Perşembe sonuç ne olursa olsun kendini Pazar’a bir an önce hazırlaması şart.

Vitor Pereira’yı eleştirmek istiyorum ancak hak veriyorum çoğu yerde. Milli takımlar bazından bakarsak Kjaer’in takımı Play Off’a kaldı, Nani’nin takımı ve Türk oyuncularımızın takımı gruplara kaldı ama Van Persie’nin takımı bu turnuvadan elendi. Bu çok değişik bir hava ancak ben gerçekten bıkmıştım bu “Milli takım arası” sözlerinden. Kondisyon olarak %70 lerde olan takımımız en ufak puan kaybında maalesef hep “Milli maç arası, Sakatlık dönüşü, Yoğun maç trafiği” gibi bahaneler ürettikçe kendimi alamıyorum kızmaktan. Ama bundan sonra milli maç bahanesi olmayacağı için de mutluyum.

Josep ne yaptı? Açıkçası bugün gerek mevkiisini gerekse ne yaptığını hiç anlamadım. Meireles’in sakatlığını öyle değerlendirmesini bekliyordum ki milli maç arasında kendini iyi hazırlayan Josep’ten gelecek maçlar için yerini sağlama alsın fakat ne defansif ne de ofansif bir katkı vermedi ve hayalet gibi oynadı.

Caner ve Gökhan Gönül, Perşembe sahada olacak! Bugün dinlendirilen ve takımla çalışmaları yoğunlaştırıp kendilerine biraz daha ekstra çalışma programları hazırlayıp çalışan bu iki isim Perşembe günü sahada olacak ve eminim uzun zamandır işlemeyen sağ ve sol otobanlar o maçta işleyecektir. Daha doğrusu o maçtan sonraki maçlarda işleyecektir.

Çift forvet ile bu takım maç kazanamaz! Çift forvetlerden bir tanesi Saviola diğeri Kluivert olursa durum farklı ancak her ikisi de hız olarak yavaş, son vuruşlarda ceza sahası içinde etkili isimlerken, isabetli orta oranı böylesi düşükken her ikisinden de böyle maçlarda gol beklemek uygun değil. Fakat Pereira’nın eli öyle mahkumdu ki ikisini bir oynatmaya; Nani’yi mecbur oynatacak bu formla. Markovic iyileşti mi Bjk maçındaki kredisi ile oynar. Persie her maç atmaya başladı. Fernandao savunmaları yıpratıyor. Bu da gösteriyor ki az önce eleştirdiğim 4 hücumcu olayını mecbur kılıyor!

Hasan Ali çok iyi niyetli ancak orta açtı mı bu maç bilmiyorum!

Şener kanadından hep hücum ettiriyor! Ancak forvetlere yardımcı olamıyor ve isabetli orta açmaz oldu neredeyse. Rotasyona uğrayıp dinlendirilmezse korkum o ki bu kötüye gidiş sürecek.

Ba çok şanslı. Çok etkili bir defans değil ancak şansı öyle yüksek ki oynadığı maçlarda gol yememe sebeplerimizden biri de bu. Topa vuramıyor ancak rakip o yöne bakmıyor, Müdahalede geç kalıyor forvet oyuncusu topu bırakmış oluyor vs. Fakat hava toplarında iyi ve böyle giderse giderek daha iyi olacaktır.

Kjaer de kart sorunu çözüldü! En sevindiğim konulardan biri de maç başına sarı kart yeme oranı çok yüksek olan Kjaer bu maçta kart yememesi ve yerinde müdahaleleri ile gözüme girdi.

Diego ve Alper elinden geleni yaptılar lakin her ikisi de belki de 11 başlamadıkları maçlarda etkili olamıyor düşüncemde haklı gibiyim. Bu iki isim sonradan girdikleri maçlara pek adapte olamıyorlar.

Sonuç olarak;

Bu taraftar Ersun Yanal ve pes etmeyen futbolu gördü. Her ne kadar Avrupa Maçları olmayan o sezonda futbolcular dinlenmeye fırsat bulurken ve gereken kondisyon yüklemesi sezon başında yapılmışken, futbolcular 3 Temmuz sürecinin bir nevi intikamını almak için yanıp tutuşurken kan uymuş ve taraftar maçlardan ve sonuçlardan memnun kalmıştı. Aslında İsmail Kartal futbolu da bugünkü futboldan pek farklı değildi lakin Vitor Pereira’ya naçizane tavsiyem oyun hızını 1X den alıp 7-8X lere taşımak için gayretlerini artırmalı. Bu takım hızını artırmalı ve bahaneler ardına sığınmak yerine kendini mecbur bilmeli şampiyonluğa. En büyük ve tek eksiğimiz bu. Fakat inanıyorum ki Perşembe sahada çok başka bir Fenerbahçe olacak. Hele Pazar günü daha bir başka…

En Son Haberler
Fenerbahçe'ye transferde dev rakip!
Volkan Demirel: 'Bence Altay kaleyi hemen alamaz'
Fenerbahçe'den Szalai yalanlaması
Konferans Ligi’nde Fenerbahçe'nin işi zor olacak
Fenerbahçe'de İlk rota golcü
Fenerbahçe bir var bir yok!
Mesut Özil'in menajerinden Ali Koç'a sert sözler
Fenerbahçe'ye Mesut Özil'den müjdeli haber!
Gelecek maçımız
Göztepe
Fenerbahçe
29.11.2021 | 20:00
FenerKolik Resmi Web Sitesi © 2013-2020 - Tüm Hakları Saklıdır.
by Serkan Acar

Anasayfa    FB TV    Ekip başvurusu    İletişim    Reklam

Feneronline
24 Saat Futbol