Banu Yelkovan: “Sezonu kurtarmak için tek çare derbi kaldı“
Konya'da akşamın uzunca bir bölümü, kaybedenin eleneceği bir çeyrek final maçı için fazla ağır, fazla renksiz, fazla heyecansız aktı. İki taraf da farklı sebeplerle bu maçı kazanmayı çok istiyordu ama kazanma arzusu mu daha ağır bastı, kaybetme korkusu mu tartışılır. İlk 60 dakika, Fenerbahçe’nin tanıdık bir özetiydi. Topu tutan, oyunu kontrol eden, rakip yarı sahada daha fazla görünen bir takım. Ama kontrol ile tehdit arasındaki ince çizgi, bir türlü geçilemedi. Fenerbahçe topa sahip olma oranına yansıdığı kadar, yani biraz, yüzde 53’e 47 kadar üstündü.
SAHASINDA 11 MAÇTIR YENiLMiYORDU
Maçtan önce, “Kaybedecek bir şeyimiz yok. Kazanmak için oynayacağız” demişti İlhan Palut. Bu sezon önce Rize’de, şimdi Konya’da sarı lacivertlilere rakip olan Palut’un takımı, Muleka’nın sakatlanıp yerini Kramer’e bıraktığı 65. dakikaya kadar biraz daha net, sonrasında biraz daha işini şansa bırakarak oyuna ortak oldu. Sahasında oynadığı son 11 maçta mağlubiyet yüzü görmeyen, son haftaların formda ve ligde gayet rahatlamış takımı olarak gözünün Avrupa’ya giden en kısa yolda olması son derece rasyonel bir hedefti. Ama hedefin büyüklüğü, oyunun temposunu büyütmeye yetmedi. Ya da belki Palut tam da bunu istedi. (HÜRRİYET)
