
Dün oldukça güçlü bir Fenerbahçe izledik ama sadece efektif ve pozitif bir oyunun dışında fiziksel olarak da bunu güçlü olduğunu gördük. Ligin dö.....
Dün oldukça güçlü bir Fenerbahçe izledik ama sadece efektif ve pozitif bir oyunun dışında fiziksel olarak da bunu güçlü olduğunu gördük. Ligin dördüncü sırada bulunan, bu sene kendinden bahsettiren bir takımla oynuyorsunuz ve hep ayakta kaldınız. Fenerbahçe'de bir form sıçraması vardı ama esas fark yaratan faktör farklıydı.
Büyük takımlar "bu maç zor" denilen maçlarda daha çok mücadele eder ve oyunu kolaya çevirme yeteneğine sahptrler. Konya taş gibi takım, gitti Galatasaray 5-0 kazandı. Başakşehir oynayan bir takım. Şimdi deplasmana geldi ama karşılarında mental açıdan yüksek, oynatmayan bir rakip Fenerbahçe buldu.
Herkes Fenerbahçe'nin işinin zor olduğunu konuşuyordu. Bu büyük takımın yetenekli oyuncuları için tersine döner.
Eğer Fenerbahçe daha kaliteliyken bir de rakip kadar konsantrasyon sağlayabiliyorsa kesinlikle farkını ortaya koyar. Fenerbahçe'nin problemi çözebilecek oyuncuları bulunuyor. Fizik gücün iyiyse özellikle savunmada artı olarak dönüyor bu motivasyon. Fenerbahçe takımı dışarıdaki insanların gördüğü gibi gördü Başakşehir maçını… Baktığımızda Başakşehir'in kanatları oyuncu kovalamaktan bıktılar. Caner ve Gökhan'la rakibiplerini bezdirdiler. Fenerbahçe beklerini o kadar iyi çıkarıyor ki 3-5-2'yi adeta tersten oynuyorlar. Alper Potuk'un gelişi de Caner Erkin'in de çıkışları arttı. Kuyt, Gökhan'a inanılmaz yardımcı oluyor. Alper 90'da Caner'in kademesine girdi. Bekir'le Egemen çok tecrübeli isimler, mükemmele yakın oynadıklarını söyleyebiliriz.
Dirk Kuyt bu takımın savunma liderliğini yapan isim. Kuyt'ın önderliğinde başlayan hücum presi savunmayı da çıkartıyor. Öyle bir basıyor ki ya alıyor ya da rakibini oyalıyor. Bu kovalamayı Alper de yapınca takım halinde önde baskı fırsatı yakalıyorlar. Fenerbahçe'nin ilk 12-13 haftasını hatırlayın, takım kendini geriye atıyordu, ileriye gitmiyordu.
Hoca da diri ve atletik isimlerle devam etmek istedi bu pres gelince.
Fenerbahçe'de defans savunma oyuncularıyla değil, hücum oyuncularıyla yapılmaya başlandı. Desteği görünce defans oyuncuları da hücuma katılmaya başladılar.
Karşılaşmada Caner'in pozisyonu var, Gökhan Gönül'ün pozisyonu var. Sow, Emenike oynadığı zaman bunu kaldıramıyor takım. Önünde Emenike oynarsa Gökhan böyle yürekli oynamaz. Ben de bek oynasam Fenerbahçe'de rahat rahat giderdim. Alper, Kuyt açığımı kapatır diye düşünürüm. Emenike'nin sakatlığıyla Fenerbahçe adeta Emenike'den iki maçtır kurtuldu, Alper ortaya çıktı... Caner'e de rahat bir nefes aldırdı...
Başakşehir bu güne kadar kazanarak geldi ama bocaladığı açıkça görünüyordu. İlk golde Uğur kornerde ok gibi çıksa o pozisyon ofsayt olurdu. Onun hatası var ama onların ritminin bozulmasında esas pay sahibi Fenerbahçe oldu. Fenerbahçe daha üretken olabilir mi, olabilir. Gökhan'ı alıcı gözle izlesek, kamerayı ona sabitlesek gerçekten inanılmaz oynuyor. İçeri giriyor, pozisyon üretiyor. Övgüler yağdırmayı hak eden bir takım vardı.
DEVRE ARASI DEZAVANTAJ OLABİLİR
İsmail Kartal takımı için önemli çalışmalar yapmış. Kartal doğruyu yavaş yavaş buldu. Alper daha iyiymiş Emenike'den dedi, doğru takımı bulunca bu ekibi bir arada tuttu. Kadlec'i denedi, baktı olmuyor Egemen ve Bekir'le devam etti. Takım form tutmuş, geç form tutmuş olmaları ve devre arasına giriliyor olması bu açıdan onlara dezavantaj. Devam etseler daha da iyiye gidebilirdi.
(Ntvspor)
