
UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino, o dönemin Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’a hitaben bir mektup gönderiyor.
Tarih: 23 Ağustos 2011… UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino, o dönemin Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’a hitaben bir mektup gönderiyor. Bu mektup o dönemde kamuoyuna da yansımış, Başkan Aydınlar bu konu hakkında çeşitli açıklamalarda bulunmuştu. Peki, mektupta ne yazıyordu? “Bilindiği üzere UEFA Şampiyonlar Ligi yönetmeliği, 2011-2012 baskısına istinaden… Nisan 2007’den bu yana doğrudan ya da dolaylı olarak maç sonucuna etki edecek eylemde bulunan kulüplerin bu müsabakada mücadele etmeye uygun olmadığı belirtilmiştir. Bu uygun olmamam durumu sadece 1 yıl için geçerlidir. Aynı zamanda elde bulunan delillere dayanarak, bize göre Fenerbahçe bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yer almaya uygun değildir. Bu şartlara göre Fenerbahçe için en uygun hareketin, UEFA Şampiyonlar Ligi’nden çekilmesi olacaktır. Diğer bir seçenek olarak Türkiye Futbol Federasyonu kulübü Şampiyonlar Ligi’nden çekebilir”… Infantino imzalı, UEFA resmi mektubunda, “Eldeki belgelere göre” ibaresini kullanarak, Fenerbahçe’nin ya kendisinin UEFA yarışmalarına katılmamasını ya da Türkiye Futbol Federasyonu’nun Fenerbahçe’yi Avrupa kupalarına göndermemesini istiyor… Buradaki ‘Eldeki belgelere göre’ cümlesi önemli! Aynı soruşturmada adı geçen diğer kulüplerle ilgili belgelerin UEFA’ya gitmediği anlaşılıyor… Türkiye Futbol Federasyonu o dönemde savcılık tarafından kendilerine ulaştırılan belgeler içerisinden sadece Fenerbahçe’ye ait olanları UEFA’ya göndermiş algısı oluşuyor… Yine; ‘Eldeki belgelere göre’ ibaresi TFF’nin o dönemde kendi içerisinde bir kanaate ulaştığının da ipuçlarını veriyor… Tüm bunlar olurken, adli yargılama başlamamış kişilerden ve kurumlardan savunma istenmemiş! Türkiye Futbol Federasyonu’nda oluşan kanaat neden sadece Fenerbahçe odaklı? Daha sonra soruşturma savcısı Mehmet Berk’in Radikal Gazetesi’ne verdiği ‘Medyada çıkan haberlerin yüzde 90’ı yalandı’ söylemine istinaden, medya bu kanaatte ne kadar etkili olmuş olabilir? Görüldüğü üzere TFF ile UEFA arasındaki yazışmalarda, TFF sadece neden o kadar kulüp içerisinden Fenerbahçe üzerinden ‘bilgilendirme yapıyor’, ‘seçilen’ belgeler gönderiyor? Oysa… Bugün Beşiktaş da UEFA Disiplin Komitesi’ne sevk edilmiş durumda… Fenerbahçe’ye ‘men’ uygulanırken, Beşiktaş Avrupa’da yarışmalara alınmış, soruşturmada adı geçen Trabzonspor, Fenerbahçe’nin yerine Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmişti… Bir anlamda Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe’yi ‘hedef’ tahtasına koymuş, UEFA karşısında ‘peşinen’ suçlu ilan etmiş!.. **** Dönelim yeniden Infantino’nun gönderdiği mektuba… Mektupta ‘Nisan 2007’deki karara göre’ ibaresi var… Bu tarih önemli… UEFA’nın o tarihte aldığı bir karara atıfta bulunularak, ‘Nisan 2007 tarihinden itibaren, bir maçın sonucunu doğrudan ya da dolaylı etkileyen bir kulüp UEFA yarışmalarına alınmaz. Katılamama süresi 1 yıldır’ deniyor… Bu yazışmadaki açıklamaya istinaden Fenerbahçe 1 yıl Avrupa’dan men edilmiş… Öyleyse… ‘1 yıl men edilen’ Fenerbahçe için yeni bir ‘men’ ihtimali ortadan kalkıyor… Infantino’nun mektubundan bunu anlama rağmen, Fenerbahçe soruşturmada adı geçen birçok kulüp olmasına rağmen sadece Beşiktaş’la birlikte UEFA Disiplin Komitesi’ne sevk ediliyor. Soralım… Bu rutin bir disiplin soruşturması ise Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın dışında isimleri dava dosyasında yer alan ilgili diğer kulüpler neden UEFA Disiplin Komitesi’ne sevk edilmemiştir? **** 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi’ne alınmayan Fenerbahçe için UEFA, Disiplin Müfettişi David Casserly’yi görevlendirerek, ara bir rapor sunmasını talep etmiş. Bunun üzerine Casserly, 18 Haziran 2012 tarihinde bir rapor hazırlayarak UEFA Disiplin Komitesine sunmuş. Bu raporda Casserly, “TFF tarafından Türkiye’deki şike iddiaları için UEFA’ya gönderilen belgeleri biliyorum. Bu iddialar TFF’nin etik ve hukuki organlarının verdiği kararları içeriyor. Ancak henüz gerekçeli kararlar oluşturulmadığından, TFF Tahkim Kurulu’nun gerekçeli kararını içermemektedir. Yukarıda belirtilen açıklamalara istinaden, şahsımın önerisi; UEFA Disiplin Komitesi’nin (CDB), TFF Tahkim Kurulu tarafından oluşturulacak son kararı değerlendirmeden Fenerbahçe’nin Nisan 2007’den bu yana yerel ya da uluslar arası organizasyonlarda bir maçta şike yaptığı ya da maçın sonucuna etki edecek bir faaliyette bulunduğuna veya bu kulübün UEFA Şampiyonlar Ligi kriterlerini karşılamadığına dair son bir karar düzenlenemeyeceği yönündedir. Son olarak, TFF Tahkim Kurulu son gerekçeli kararını düzenlediğinde, Kontrol ve Disiplin organına sunulmak için ek bir rapor düzenleme talebimi iletirim” David Casserly ilk raporundan 2 gün sonra yani 20 Haziran 2012 tarihinde UEFA Disiplin Komitesi’ne bir rapor daha sunmuş. Bu raporda da kısaca, “UEFA Disiplin Komitesi’nin yarınki toplantısında Fenerbahçe’nin Nisan 2007’den bu ana kadar şike faaliyetinde bulunduğuna dair kesin bir karar veremeyeceği görülmektedir. Konuyla ilgili son karar oluşturulana kadar, aleyhinde bir kanıt olmadığı durumda Fenerbahçe ilgili kriterleri karşıladığından, kulübün Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkına sahip olduğunu saygılarımla hatırlatırım” **** UEFA’nın 23 Ağustos 2011 tarihinde TFF’ye Gianni Infantino imzasıyla gönderdiği mektup ortadayken, tam 10 ay sonra aynı UEFA’nın Disiplin Müfettişi David Casserly’nin hazırladığı 2 rapor; gerçekleri adeta UEFA’nın yüzüne çarpıyor… Fenerbahçe ‘ön yargılı’ bir biçimde önce TFF, ardından UEFA tarafından cezalandırılmış! Bu cezalandırmanın ardından, tam 10 ay sonra Disiplin Komitesi’nin İrlandalı raportörü David Casserly kendi kurumunun nasıl bir infaza imza attığını 2 farklı raporla göstermiş! ‘Ön yargı ile’ ‘men’ edilen, ‘cezalandırılan’ Fenerbahçe bugün bir kez daha disiplin komitesinin önündedir… Yakup SEVİNDİK
