"Fenerbahçe’nin belki yeni bir Alex’ten daha çok aradığı yeni bir Tuncay..."
"Fenerbahçe’nin belki yeni bir Alex’ten daha çok aradığı yeni bir Tuncay..."
Fanatik gazetesi yazarı Mehmet Demirkol, Fenerbahçe'deki son durumu analiz ederken, Alper Potuk, Volkan Demirel ve futbolcuların performanslarını yorumladı. İşte Demirkol'un o değerlendirmeleri:
"Emenike’nin özellikle iç saha maçlarında ya da kapanan rakiplere karşı kanatta arkasını çizgiye vererek oynaması ya da destek santrfor olarak kullanılması hem onun hem de yanında oynayacak piyot santrforun yararını artırır. Emenike topu aldığında çabuk olan bir oyuncu değil. Aldıktan sonra rakibi karşısına alıp her şartta geçebilen bir forvet. Emenike’yi kesmek değil, ondan yararlanmak için bunu yapmalı.
Alper nihayet istediği bir mevki buldu ve buna reaksiyon veriyor. Merkezde kaybolan kalabalıkta çok etkili olmayan bir oyuncu Alper. Topu demlendirmeyi sevmeyen... Oyun karakteri bu. Beşiktaş ve Rize maçlarındaki performansı hem Caner’e hem Emre’ye hem de Diego’ya yardımcı oldu. Raul, Emre, Diego ya da Topal’ın kolay oyuna girmesine etki ediyor. Belki çok yüksek bir tekniği yok ama istediği gibi oynadığında gelişme kaydettiği de açık. Fenerbahçe’nin belki yeni bir Alex’ten ya da yeni bir Roberto Carlos’tan daha çok aradığı yeni bir Tuncay... Alper buna adaydı. Şimdi oraya daha yakın...
Fenerbahçe’deki hızlı toparlanmanın birçok sebebi var. Psikolojik sebepler de söz konusu. Reddedilemez şekilde Yanal’ın gidişinde ve Kartal’ın gelişinde rolleri var. Yanal iyi olduğu kadar zor bir teknik adamdır ve ondan şikayet etmek de çok da anormal bir durum değil. Ancak o gittikten sonra oynanan yavaş ve pozisyon üretmeyen oyunun çektiği tepkiye verdikleri de azımsamamak lazım. Bu bir karakter gösterisidir. Doğru bir dayanışmadır. Beşiktaş ve Rize maçlarındaki performanslardır seyirciyi maça çekecek olan. Yoksa bilet iptalleri değil. Hiçbir aklı başında taraftar Rize maçının ikinci yarısında takımını ıslıklamaz. Kulüple ve yönetimle ilişkisi ne olursa olsun. Ancak ligin ilk 6 haftasındaki her maç da bu konjonktürde tepki çekebilir. Burada doğru olan takımın verdiği performans tepkisidir. Yönetimin bilet iptali değil. Bu performans sürekli olursa zaten sorun da kalmaz.
Beşiktaş maçında dikkat çeken bir durum var. Volkan formdan daha da öte bir güven kazanımında. Maçın sonunda Pektemek’e attığı attığı net gollük pas artık bir klasik olsa da asıl dikkat çeken ceza sahasına yapılan ortalara alanında kalmayarak yaptığı çıkışlar. Volkan bekleyen bir kaleci değil, müdahil bir kaleci. Onun formunun yükselmesinde kuşkusuz Mert rekabeti etkili.
Emre Belözoğlu’nun kariyerinde 30 lig maçı oynadığı bir sezon yok. Bu zaten zor bir sayıdır. Ancak 27 maçla kariyer rekorunu kırdığı 2001-2002 sezonunda bu yana bu sayıyı sadece 2010-2011 sezonunda yineleyebildi. Bunun dışında 25’i geçebilmiş değil. Bu tabloda yine bir sakatlıkla mücadele ediyor. Ve Fenerbahçe’nin tartışmasız en iyisi olarak sezona başladı. Bu yıl Fenerbahçe’deki rolü gereği 25 maç tutturmalı. Diego’nun Rize maçındaki bekleri çıkaran oyunu her ne kadar dikkat çekici olsa da Raul oyundan çıktıktan sonra takımın akın sürekliliğini kaybettiğini görmek lazım. Takımın en iyi 2 yönlü orta sahası Emre. Hem 25’i tutturmalı hem de 90 dakika oynayabilmeli. Bunu bu sezon ilk maçta yaptı ama sonrası yok. Önemi büyük..."
(Fanatik)
