Fenerbahçeli yöneticilerin Anayasa Mahkemesi'ne başvurularında artık karar aşamasına gelindi. Daha önce Savcı'nın mütalaasında yer verdiği yeniden....
Fenerbahçeli yöneticilerin Anayasa Mahkemesi'ne Ancak Fenerbahçe yönetimi Anayasa Mahkemesi'nden de çıkacak Bu arada Fenerbahçeli idarecilerin Anayasa Mahkemesi'nden Anayasa Mahkemesi'nin kararını yarın açıklaması bekleniyor. Avukat Emre Kapukaya, AYM kararlarının önemine değinirken Buna karsi CAS nezdinde yapılan başvuru da "Kabul Fenerbahçe bu karar üzerine İsviçre Federal Devletler Özel Bu aşamadan sonra öncelikle yürütmenin durdurulması yani Türkiye de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği
başvurularında artık karar aşamasına gelindi. Daha önce Savcı'nın mütalaasında
yer verdiği yeniden yargılama ve infaz durdurma kararı 13. Ağır Ceza
Mahkemesi'nde de değer bulmuştu. Bilinciği üzere 13. Ağır Ceza mahkemesi de
yeniden yargılama ve infaz durdurma kararını açıklamıştı.
kararı bekliyor. Sarı lacivertli yöneticilerin başvurularındaki detaylar çok
açık. Anayasa Mahkemesi'nin aldığı Balyoz kararında olduğu gibi hukuksuz olarak
elde edilen dijital delillerin iptali isteniyor. Ayrıca ACM'nin reddettiği
kumpas iddiası da Fenerbahçeli yöneticilerin AYM kararı sonrası en önemli
kazanımlarından biri olacak.
beklediği en önemli karar ise adil yargılanma haklarının ellerinden alınması.
Bunun uluslararası bir anlam taşıdığını da ifade eden hukukçular, AYM'den
çıkacak olan kararların artık Fenerbahçe'ye Avrupa kapısını açacağını iddia
ediyor. Bu sonuçla birlikte tüm deliller, fezlekeler ve yargılama, Türkiye'nin
en büyük mahkemesi tarafından geçersiz kılınacak.
Elindeki dosya fazlalığı dolayısıyla çabuk karar vermek isteyen AYM, ACM'nin de
görüş bildirmesiyle birlikte hızlı bir karar aşamasına geçecek. Böylelikle
İsviçre Federal Mahkemesi'nin kararını açıklamasına kısa bir süre kala
Fenerbahçeli yöneticiler oldukça rahatlayacak.
İsviçre Federal Mahkemesine yapılan başvurunun tüm detaylarını ve çıkabilecek
Avrupa kararlarını Eurosport.com Türkiye'ye değerlendirdi. Kamuoyunda 'şike
davasi' olarak bilinen Fenerbahçe yargılamasındaki polis fezlekeleri, özel
yetkili savcı tarafından hazırlanan iddianame ve ÖYM kararlarının dönemin TFF
yetkilileri ve diğer kanallarla UEFA'ya iletilmesi sonucu UEFA disiplin
kurullari kararıyla FB Avrupa Kupaları'ndan 2 yıl men cezası almıştı.
formunun yanlış doldurulması icin UEFA'nin Fenerbahçe hakkında kovuşturma açma
yetkisinin bulunmadığına oybirliği ile karar verilmiş olmasına karşın
Fenerbahçe'nin cezasında bir indirim yapılmamıştı. Ayrıca "Kurul çoğunluğu
UEFA'nın Fenerbahçe hakkında disiplin soruşturması başlatma yetkisinin bulunduğunu
düşünmektedir" diyerek bir karşı oya karşın 2'ye 1 oyla UEFA'nın
Fenerbahçe'ye iddia edilen yerel lig maçlari için ceza verebileceğine
hükmetmiştir.
Hukuk Kanunu (LDIP) 190. maddesinin kendine tanıdığı hakkı kullanıp süresinde
İsvicre Federal Mahkemesine başvurmuştur. Bu basvuru da CAS kararının
"Kamu düzenine" aykırı olduğu iddiasi dile getirilmiş ve karar
verilene kadar da CAS Kararının yürütmesinin durdurulmasını talep etmiştir.
Burada hem yalan beyandan ceza verilemeyeceğine hükmedilmesine rağmen UEFA
Disiplin Kontrol Komitesi'nin verdiği ceza miktarında değişiklik yapılmaması
hem de UEFA'nın Fenerbahçe'ye ceza vermesi yetkisi olmadığına ilişkin muhalif
CAS Hakem oyunu gerekce göstererek bir başvuru yapılmış ve bu basvuru İsviçre
Federal Mahkemesi tarafından incelenmeye değer görülerek esasa kaydedilmiştir.
Fenerbahçe'nin derhal Şampiyonlar Ligi'ne alınması ile ilgili bir karar verilecektir.
Bu kararin Şampiyonlar Ligi takvimi de göz önüne alınınca en geç 10 gün içinde
verileceği beklentisi içindeyim. Bundan sonra esas hakkinda nihai karar
verilecek ancak bu kararın Federal Mahkeme iş yükü ve işleyişi de göz önüne
alınınca birkaç ayı bulabileceği değerlendirilebilir
Yeniden Yargılama karari da UEFA kararları yerel rapor, fezleke ve mahkeme
kararlarına dayanan men cezasının değerlendirilmesinde İsviçre Federal
Mahkemesi nezdinde önemli olacaktır. Ancak asıl kritik kararın Anayasa
Mahkemesi'nin vereceği olası "Adil yargılanma hak ihlali" kararı
olacağını söyleyebiliriz. Zira Anayasa ve Uluslararası sözleşmelere göre
verilecek böyle bir kararın Avrupa Hukuk mercilerinin tamamında geçerli olacağı
değerlendirildiğinde tüm mahkeme ve TFF ile UEFA dahil tüm disiplin yargılaması
kararlarının sorgulanacağı bir döneme kesin olarak girmiş olacağız.