
2011-12 yılındaki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan sonra Fenerbahçe’yi ligin yarı finalinde şok bir mağlubiyet ve akabinde şampiyonluğun elden kaçmas
2011-12 yılındaki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan sonra Fenerbahçe’yi ligin yarı finalinde şok bir mağlubiyet ve akabinde şampiyonluğun elden kaçması gibi olumsuzluklar bekliyordu. Keşke sıkıntılar bu kadar ile kalmış olsaydı. Nisan ayının sonuna doğru Fenerbahçe, CEV ile bir takım sorunlar yaşadı. Burada “Fenerbahçe ve idarecileri suçsuz” diyemezdik çünkü asıl problemin kaynağı onlar idi. CEV Başkanının toplantı çağrılarına cevap vermemeler, tarafsız bir organizasyonda Fenerbahçe marşları çaldırmalar, forma tercihleri ve sair. Tabii bunları belirtmek tek suçlunun Fenerbahçe olması, diğer tarafların sütten çıkma ak kaşık olmaları anlamına gelmiyor. Fenerbahçe ligde finale çıkamadığı için gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılım hakkını zaten kaybetmişti. Geriye sadece CEV’in vereceği Wild Card kalmıştı. İşte yukarıdaki bir takım sebeplerden dolayı organizasyon ile kulüp arasında yaşanan sıkıntıların üzerine bir de Türkiye Voleybol Federasyonu’nun Fenerbahçe’ye karşı sergilemiş olduğu ilginç tutumlar eklenince katılım hakkı için tek şans olan Wild Card da kaybedildi.
