NİNE MEN
08.05.2017

Vodafone Arenada iki ay sonra tekrar buluştu ezeli rakipler. Aslında KADIKÖY’deki maçın öyküsü ve son iki maçın öyküsü aynıydı. Ev sahibi olan takım hep üstün oynarken, deplasmana giden savunma anlayışını ön planda tutup fırsatlarla gol aradı. Kadıköy’de 0-0 biten maçta ceza sahasına giremeyen bir Beşiktaş var iken spor yazarları bunu ‘’ Beşiktaş zaten puan olarak önde, o yüzden yenilmemeye gitti ve istediğini aldi ‘’, şeklinde yorumladı, Fenerbahçe aynı taktikle sahaya çıktığında çok daha farklı konuşuyorlar ya işte en çok buna şaşırıyorum.

Tosiç’in cezalı olması RVP-TOSİÇ arasındaki gerginliği önlerken, FIRAT AYDINUS ilk yarıda kartlarını sanırım soyunma odasında unutmuş olacak ki TOLGAY’ın, ATINÇ’ın net kartlık hareketlerini es geçerken, TALİSCA’nın futbol ahlakına sığmayacak iğrenç el hareketini de herkes alenen görürken, göremedi. Mehmet TOPAL ‘ın yerini NEUDSTADER, ŞENER’in boşluğunu da HASAN ALİ’yi sağ beke, İSMAİL’i solbeke koyan ADVOCAAT tam yanlışından zararsız dönecekti ki tüm ilk devre boyunca QUARESMA’yı sahanın yıldızı yapan İSMAİL’in kademe hatasıyla uzatmalarda gol geldi.

Maçta özellikle ilk yarı sahanın hakimi BEŞİKTAŞ olurken, her zaman iyi savunma yapmasıyla övdüğümüz FENERBAHÇE, Mehmet Topal’ı her saniye mumla aradı. Sağ bekte orijini bek olan bir oyuncunun olmaması LENS’i de kanatta çok yalnız ve etkisiz bıraktı. TOPAL, Fenerbahçe için sadece bir orta saha oyuncusu değil, takımın lideri, defans ve orta saha arasındaki bağlantı ve hepsinden de önemlisi SAVUNMA ANLAYIŞININ baş aktörü.Dün onun eksikliği Beşiktaş için bulunmaz bir nimetti ama bunu değerlendiremediler.

Beşiktaş’ta sahanın en iyisi QUARESMA idi. Ama lütfen birisi artık 34 yaşında bile olsa ona sol ayağınla da topa vurmasının suç olmadığını öğretmesi lazım. bu kadar büyük bir yeteneğin SOL AYAK ÖZÜRLÜ olması kabul edilemez, belki taraftarın gözüne hoş gelen trivelaları veya artistlik yengeç ortaları ona sempati kazandırıyor ama Beşiktaş’a inanın çok daha fazlasını kaybettiriyor, tüm maçlarda 11 oynayan bir hücum oyuncusunun sadece 1 gollük katkı yapması kabul edilemez.

Maça iştahlı, istekli başlayan Beşiktaş, taraftarının da desteğiyle aradığı golü ilk yarının son anında bulunca, ikinci yarı olağan ritüelinden dışarı çıkmak zorunda kalan bir Fenerbahçe izlemek zorunda kalacağımızı düşündük ama Fenerbahçe aynı bilindik oyununa devam etti, tek artı tarafı ise ilk yarının rezil iki oyuncusu yerine SALİH ve OZAN’ın girişiyle daha derli toplu bir görüntü sergilemeleriydi. Beşiktaş tek farkla önde olduğu her maçta strese giriyor. Özellikle ŞENOL GÜNEŞ hala büyük maçları kazanamama alışkanlığına bir çare bulamadı, dün de NECİP’i oyuna alarak hem kendi takımına hem rakibe ben 1-0’a razıyım mesajı verdi. İşte o andan itibaren rakip kaleye gidemeyen Fenerbahçe yüklenmeye başladı hatta SALİH’in muhteşem pasında EMENIKE kaleciyle karşı karşıya yine kendisinden bekleneni yapıp FABRİ’nin kucağına topu bıraktı. İlk yarıda ABOUBAKAR ikinci yarıda da QUARESMA ile net pozisyonları değerlendiremeyen Beşiktaş 2 farkı yakalayamamanın bedelini futbolun en çok sevilen spor olmasının sebebi olan bir gol ile ödedi ve ŞAMPİYONLUK ŞARKILARI yarım kaldı.

Fenerbahçe, belki de rakibin daha evvel görmesi gereken kartları tamamen haklı olarak görüp 9 kişi kaldığı an herkes bu maçın artık bittiğini düşündü. İşte orada futbolun yanlışları ve cilvesi beraber hareket ettiler.Önce ŞENOL GÜNEŞ takıma devamlı geride kalın. skoru koruyun, ileri çok çıkmayın işaretleri yaparak takımına savunma yapmalarını emretti.Ardından artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan FENERBAHÇE 9 kişi dahi olsa topyekün hücuma çıktı. Ve Beşiktaş yapılmaması gerekeni yapıp yüksek toplarda kendi kalesinin içine tam 18 e kadar hep beraber cümbür cemaat doluştu, Oysa yayın orada konumlansa yap Fenerbahçe’li oyuncular ofsaytta yakalanacak ya da FABRİ tek başına rahat rahat topu çıkıp alacaktı. Demem o dur ki dün herkes ŞANS golü olduğundan dem vuruyor ve tabi ki de bu bir şans golü lakin Beşiktaş futbolun doğrularını yapsaydı dün o go, l hem de 9 kişi bir takımdan asla yenmezdi.

Kupa maçında dil çıkardığı için 3 maç ceza alan RVP herkesin aklındayken, o ahlaksız işarete ne ceza gelecek ben bunu merak ediyorum. Büyük maçlarda çok ortada gözükmese de özellikle Anadolu maçlarında maçın kilidini açan oyuncu olan TALISCA 3-4 maç ceza alırsa ki almalı …Bu Beşiktaş için büyük bir handikap olacaktır. Şenol Hocanın hala bu harekete maruz kalan VOLKAN DEMİREL’i eleştireceğine kendi oyuncusuna bu hareketin nedenini ve hesabını sorması daha mantıklı olacaktır.

ADVOCAAT gidiyor ama sezon FENERBAHÇE için kötü de geçse DERBİLERDE bir kere bile boynumuzu eğdirmeyen teknik adam olarak hafızalarımızda kalacaktır. Belki yaz kampı başlamadan gelse ve kendi takımını yönetse şu an şampiyonluk şarkıları söylüyor olabilirdik, unutmayalım ki tek transfer yaptı o da LENS …

Beşiktaş artık BAŞAKŞEHİR’in nefesini ensesinde hissediyor, üstelik ikili averaj da BAŞAKŞEHİR’den yana. Bir futbolsever olarak son 3 maçta biri lehine son dakikada verilmeyen ve 3 puanını mal olan penaltı, diğeri de Rize’de 95 de çalınan ve yine saçma sapan bir karar olup 3 puanlarına çalan penaltı olmasa idi şu an 2 puan farkla lider bir BAŞAKŞEHİR izleyecektik diye düşünüyorum.

Umarım bari bu dakikadan sonra her şey adilane olur. Lakin BAŞAKŞEHİR hala gündüz maçları oynamaya devam ediyor.Bu ayıptır.Ligi BEIN SPORTS değil TFF yönetmelidir. Hatırlatmak istedim...

En Son Haberler
Fenerbahçe 1-1 VfL Wolfsburg (Hazırlık maçı)
Fenerbahçe Sami Khedira’dan sağlık raporu istedi
Fenerbahçe Morelos için görüşmelere başladı!
Volkan Demirel için kader anı!
Sadık Çiftpınar'a transfer teklifi!
Fenerbahçe'de sürpriz isim Wanyama
Fenerbahçe'ye Başakşehir şoku!
Alper Potuk'a teklif var!
Gelecek maçımız
FenerKolik Resmi Web Sitesi © 2013-2016 - Tüm Hakları Saklıdır.


Anasayfa    FB TV    Ekip başvurusu    İletişim    Reklam

Fenerizm
Sporundibi
Sporun Kalbi
24 Saat Futbol